17.9 C
Malta
Cuma, Nisan 4, 2025
spot_img
spot_img

Dostcan Sevim Yazdı; NAZAR BONCUĞU

Dün akşamki Fenerbahçe-Galatasaray Türkiye Kupası maçını izlerken, bir anda aklım yıllar önceki iki maça gitti. (Sebebini sormayın, mevzu Galatasaray olunca, hatıralar canlanıveriyor.)

Birincisi, Fenerbahçe’nin Johnson’ın attığı frikik golüyle kazandığı maç. Diğeri ise Şampiyonlar Ligi’nde Chelsea’nin gelip 5 atıp gittiği maç. Bu iki maçın çocukluk hafızamda bıraktığı izlenimler şunlardı: Fazla havaya girersen böyle yaparlar. 😊 (Rıdvan Dilmen’e selam olsun.) Bu da nazar boncuğu olsun, ne diyelim.

Dün Galatasaray yendi, ne alaka diyebilirsiniz. Doğru, bu anılar dünkü maçla alakalı değil. Aslında hafta sonu oynanan Beşiktaş maçıyla alakalı. Galatasaray bir süredir bir şekilde işi götürüyoruz havasındaydı. Fakat dersine çalışan taraf Beşiktaş’tı. Haklı bir galibiyet aldı. Tebrikler.

Açıkçası aynı hırsı ve çalışmayı dün akşam Fenerbahçe’den de beklerdim. Hatta Fenerbahçeli çalışma arkadaşlarımdan birine, “Merak etmeyin, büyük ihtimalle yenersiniz, çok da üstüne düşmeye gerek yok.” dedim. Çünkü Fenerbahçe’nin son zamanlardaki oyunu daha iyiydi ve kadro derinliği Galatasaray’dan daha iyi. Yani yedekten gelen oyuncuların katkısı daha yüksek. Ama kazın ayağı öyle olmadı ve Galatasaray haklı bir galibiyet aldı.

Bu galibiyetten çıkardığım, daha önce de yazılarımda belirttiğim bazı noktalara tekrar değinmek istiyorum:

1. Bir yazımda “Galatasaray, Cimbom’a karşı” diye bir başlık atmıştım. Türkiye Ligi çerçevesinde gerçekten de öyle oldu. Kaybettiği veya berabere kaldığı maçların tek nedeni yine takımın kendisi.

2. İşini ciddiye alır ve profesyonel olursan, genellikle kazanırsın. Bunu gerçek hayata da yansıtarak kendimize bir ders çıkarabiliriz: Yaptığımız işi ciddiye almamız gerekir.

3. Okan Buruk’u iki hatasından dolayı çok eleştirdim. Birincisi, gereksiz rotasyonlar yapması. İkincisi, belli bir takım dizilişi oluşturamaması. Bu ikisinden birini yaptığı zaman, takımın ne kadar kötü oynadığını gördük. Ne zaman ki takımı düzene oturttu, işte o zaman güzel oyunlar izlemeye başladık.

4. Efe Akman ve Berkan Kutlu gibi oyuncularla bu işin yürümeyeceğini herkes biliyordu ve öyle de oldu. Hoca biletlerini kesti. (Tabii bunda yeni gelen transferlerin de katkısı var.)

5. Bu kadroyla Avrupa Ligi’nde havlu atacağını yazmıştım. Hatta arkadaş çevremde dile getirdiğimde, “Yok be abi, finaldeyiz.” diyen arkadaşlarıma, “Çok fazla ümitlenmeyin.” dedim. Çünkü bana göre Okan Buruk pragmatist biri. Bence o da bu takımın üç kulvarda aynı anda ilerleyemeyeceğini ve Avrupa’da rakiplerin dişli olduğunu biliyordu. 3 kez üst üste şampiyon olup 5. yıldızı takmak hedefi daha ağır basmış olabilir.

6. Her şeyi doğru analiz edemeyiz, tabii ki yanlış yorumlarım da vardır. Mesela, şampiyonluk yarışının Beşiktaş ile Galatasaray arasında geçeceğini tahmin etmiştim ama Beşiktaş beni yanılttı. Tabii Beşiktaş içinde dönen olayları kimse bilemezdi. Üç teknik direktör ve iki başkan değişikliğine rağmen bence yine de iyi ayakta kalmayı başardılar.

Futbol ilginç bir oyun. Her an rüzgâr tersine dönebiliyor. İşte bu da onu en cazip spor dallarından biri yapıyor. Rüzgâr şimdilik Galatasaray’ın arkasında. Ama bu, kesin şampiyon olacakları anlamına gelmiyor. Bir yenilgi, bir beraberlik her şeyi değiştirebilir.

Fenerbahçe – Trabzonspor maçı kritik. İzleyip göreceğiz. Şimdiden herkese iyi seyirler!

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz